Kayıtlar

Zaman makinesi şarkılar

 İnsanlar bazen eskilere gitmek ister. Bazende geleceğe gitmek ister. Bunlar için bir zaman makinesine ihtiyaçlarının olduğunu düşünürler. Ama küçük bir ayrıntı gözden kaçar; şarkılar. Şarkıların ta kendisi zaman makinesi. Oturup dinle bakalım 3-4 sene önceki bir şarkıyı bak o zaman ne oluyor. Nasıl bir anda kendini geçmişte buluyorsun. Hele birde anısı olan bir şarkı ise al sana işte zamanda yolculuk. Bu zaman makineleri geleceğe de götürür seni. Yeni çıkan bir şarkıyı dinlerken kendini bir anda geleceği düşlerken bulursun. Ama tek eksiği yaşanıp yaşanamayacağını bilemezsin o geleceğin. Hayaldir neticede.  Kimi şarkılar vardır kabuk bağlamış yaralarını yolar kanatır. Kimileri de yüzünde kocaman bir gülümse oluşturur.  Bazı şarkılarsa zaman makinesinden ziyade egonu şişirme aracı. Her şarkının özelliği farklı. Birde bu özellikler kişiden kişiye değişiyor. Her insanda bıraktığı duygu farklı. aynı şarkıda birisi hüzünlenip gözleri dolarken, diğeri mutlu olup gülümseyebili...

Aşk..

   Aşk hakkında herkes her yerde konuşuyor. Ben ona aşığım diyor. Peki neden ayrılıyorsunuz o zaman? Hadi ayrıldınız niye unutamıyorsunuz? Bunların hepsinin bir nedeni olmalı. Hem her yerde anlatılabilecek bir şey mi aşk.     Aşk sevdiğin insanın uzaktan sadece bir bakışını bile görüp mutlu olmak. Aşk onun bir gülüşüyle her şeyi unutup heyecanlanıp umutla dolmak. Aşk onun yanında olmasını istemek. Her an onu görmek istemek. Yazdığı her şeyde söylediği her sözde biraz kendini aramak. Bir başkasını değil sadece onu istemek aşk. Elini tutup yürümek istemek, bazı şeyleri sadece onunla yapmak istemek aşk. Yolda uzaktan görünce yürüyüşünden, sırtından hatta saç şeklinden tanımak aşk. Kokusunun markasını soramamak ama onun kokusunu bilmek aşk. Aşk aşk işte sadece tamamen onunla ilgilendirdiğin her şey aşk.    Aşkların da çeşitleri var mesela en kötüsü platonik olan. Ne söyleyebilirsin ne o anlar ne de belli edebilirsin. Öyle kötü platonik aş ama bir o kadar...

Yeni yıl

   Dün akşam yani 31.12.2012 akşamı ilk başlarda çok güzeldi.Arkadaşlarımı seviyorum.Hepsi can onların.    İlk defa bir yıl sonunda gelecek yıl için kararlar almadım.Bu kez bodoslama daldım yeni yıla.Bakalım bu yıl nasıl olacak.Sabit olan planlar zaten vardı hala var.Ama onların haricinde hiç ek bir şey düşünmedim.Artık bu akşam bir şeyler düşünürüm.Doğamda var çünkü planlarım olmadan yaşamıyorum ben.Resmen onlar benim oksijen ve gıda kaynağım gibi.Bu kez ne kararlar alacağım bakalım.    Geçen seneye şöyle bir bakıyorum ve gerçekten güzel bir yıl olmuş.İstediğim bir çok şey olmuş.Her aldığım karara az çok uymuşum, kendime bir çok yeni uğraş edinmişim, okuduğum kitap sayısı artmış,hayatımda tanıdığım insan sayısı artmış ve en güzeli kendimi en net şekilde fark etmişim.Ben benim hiç değişmeyen bir ben hep aynı çocuk ruhlu hafif haylaz biraz bilmiş azıcıkta kendini beğenmiş.Tamam kabul birazda egom var ama oda her insanda olduğu kadar.    Kariyer ...

Geçip giden bir yıl daha

    Koskoca bir yılı daha geride bırakıyoruz.Acı tatlı bir sürü şey yaşandı.İnsanlara asla küfür etmeyen ben bir insan yüzünden ilk kez küfür ettim. Sağ olsun artık sayesinde bazı şeyleri duyunca garipsemiyorum! Her neyse o da değişik biriydi tanıdık bitti gitti. Asıl önemli olan ilerisi. Ha ondan sonra anladım ki insanlara çok fazla samimi davranabiliyorum. Ben aman kırmadan halledeyim dedikçe insanlar beni kırıp döküyor. Artık kırılmaktansa kırma taraftarı biri oldum. Ben üzüleceğime o üzülsün diyorum ama sadece bana bir kez bile kötülüğü olan insan için geçerli bu.     Bir de tanıdığım bazı insanlar var ki al sev besle bak büyüt hep yanında tut.    Bu sene benim için değişim yılıydı resmen.Yeni yeni şeyler denedim.Hani hep derler ya ufak değişimler insanı mutlu eder diye. Mesela saçıma perma yaptırdım,gözlüklerimi değiştirdim.Biraz farklı gelmişti en başta herkese ama zamanla alıştılar.Tiyatro topluluğuna katıldım sonra baktım çok yorucu...

Ankara izlenimleri

Resim
   Yol boyunca Bolu'dan uzaklaşırken içim bir garipti aslında. İlk kez bulunduğum şehirden ayrılışım değildi ama nedense gariptim. Hüzün yoktu aksine bir neşe vardı. Yeni bir şehir görecek olmanın verdiği bir heyecan. Yol boyunca gördüğüm her yeri hafızama kazıdım resmen artık Ankara bana yabancı bir şehir değil, kısmende olsa bildiğim bir şehir haline geldi.      Aşti'ye indiğimde biraz tek başına beklemek zorunda kaldım. Orada bir yabancı olduğum o kadar belliydi ki. Beklememi söyledikleri yerde pek hareket etmeden bekliyordum. Şimdi düşünüyordum da aslında beklemek yerine kitap tezgahlarını gezebilirmişim. Bir daha ki sefere artık.     Ankara; soğuğu tam bir soğuk. Öyle Bolu gibi içine işlemiyor ya da İstanbul gibi soğuk sıcak arası değil. Öyle kuru bir soğuğu var her an kar yağabilir gibi. Ama yinede sevilecek güzel yanları var.     Bolu terminalinden Ankara yolunda başladı güzellikler. O dağların arasındaki gün batımı nasıl güzel...

Yanlış anlamalar

    Bazen insanları yanlış mı anlıyorum diye düşünüp duruyorum. Sanırım işlerin çok derinini düşündükçe iyice dibe doğru batıyorum. Ardından daha çok düşünüyorum ve daha çok karanlığa gömülüp gidiyorum. Yok buna bir çare bulunmalı.      Bazı olayları çok fazla irdelememeyi öğrenmeliyim. Hayatı biraz akışına bırakmayı, olayları arada bir kontrolümden çıkarmayı öğrenmeliyim. Mesela insanları kontrol edemem bunu biliyorum, ama yönlendirebilirim bunu da biliyorum. Ben biraz sanırım kontrol manyağı bir insanım. Yok o kadar değil sadece kontrolüm altında gelişen olayları seviyorum. Hem de çok seviyorum. Ama işte bu bazen kontrol dışı olayları yanlış anlamama neden oluyor bu durumu sevmiyorum.      Ama yine de ben benim işte yapacak bir şey yok. Seviyorum bu kontrol manyağı tavırlarımı. Beni daha huzurlu hissettiriyor. Yanlış anlaşılma konusuna gelince aslında tam doğru noktayı anlıyorum ama insanlar kıvırınca şüpheleniyorum. 

Kurallar

Resim
  İnsanların kendilerini korumak adına koyduğu kurallar oluyor. Bende kendime kurallar koyan birisiyim. Ama bir başkası kural koymaya başladığında deliye dönüyorum.      Neden bir başka bireye kural koyarsın ki? Sosyal kurallardan bahsetmiyorum. O kurallara tüm bireyler uymalı. Mesela "sen bunu böyle yapmayacaksın" demek ne kadar doğru. Kendi doğrunu o kişiye dayatmak. Yapmayın bunları bir başkasına kurallar koymayın. Seviyorum dediğiniz adama/kıza bunu yapmayacaksın demek çok doğru değil. Sen gelmeden önce o nasıl davranması gerektiğini bilmeyen birisi miydi? Hayır. O zaman neden şimdi ona yanlış kararların yanlış hareketlerin insanıymış gibi davranıyorsun. "O arkadaşınla görüşme ben sevmiyorum" "kızlarla/erkeklerle konuşmanı istemiyorum" neden? Sen niye o zaman ona koyduğun kurallara uymasını bekleyip kendin ona dediklerini yapmıyorsun? Sebep ne? Bir sebep yok dimi. Hemen buna da kılıf bulunmuş. Denmiş ki 'seven insan kıskanır' kıskançlık bu değ...